Kıtanın kaderini çizen deniz zaferi
2. Dünya Savaşı’nda ABD, Britanya, Kanada, Fransa ve Rusya ittifakı maddi ve manevi çok kayıp verdi. Büyük çıkar çatışmaları, Avrupa’ya hakim olan faşizm ve Alman ilerlemesi, savaşın gidişatını değiştirebilecek savunma sanayii uzmanlaşmasını engelliyor, işin en zor kısmı müttefik orduları komutanların sırtına yükleniyordu. Kıtanın kaderini çizecek olan zafer, günümüzden 81 yıl önce Fransa’nın Normandiya kıyılarından gelecekti.

İkinci Dünya Savaşı’nın önemli olaylarından olan Normandiya Çıkarması, 1944’ün haziran ve eylül ayları arasında yaşandı. Görülmüş en büyük deniz, kara ve hava operasyonuydu. Çıkarma savaşın seyri gibi Avrupa’nın kaderini de değiştirdi. Fransa işgalden kurtuldu, güvenli bir cephe oluştu.
İngiliz, Amerikan, Kanadalı ve Fransız birliklerinin Alman ordusuna karşı harekatı Normandiya’nın beş koyunda birden başladı. Denizin en sakin olduğu mevsim ve su seviyesinin en düşük olduğu zaman tercih edilmişti. Alman cephesinin arkasına inen kuvvetlerle birlikte denizden gelen müttefikler büyük kayıplar pahasına yoğun bir deniz ve hava taarruzuna girişti. Yaşanan birçok trajediye rağmen çıkarma hedefine ulaştı ve müttefikler Almanlan geri çekilmeye zorladı. Sahip olduğu savunma teknolojisiyle kara savaşlarında bileği bükülemeyen Almanya, denizden gelen fırtınaya karşı koyamamış oldu.
İkinci Dünya Savaşı’nın en ünlü mareşali Rommel’in maiyetindeki Hans Speidel, Normandiya Çıkarması’nın perde arkasını anlattığı kitabında, Hitler Almanyası’nın saldırganlığının yol açtığı sonuçları ve cephe gerisinde yaşadıkları kargaşayı açıkça anlatmıştır. Çıkarmayı planlayan ABD ve Britanya kuvvetleri ise karşılanındaki blokun zaaflarından habersizdi.

Bugün harp sahalarını gezenler bölgedeki hemen her tarihi nokta ve yerleşimde o günleri anlatan müze ve anıtlarla karşılaşıyor. Hemen hepsinin verdiği mesaj ABD, Britanya, Fransa ittifakının yüceltilmesine yönelik. Oysa Fransa’yı işgalden kurtarmak için kurduğu orduyla direnişe boyut katan General Charles De Gaulle, bu hareketi bir ittifak eseri olarak görmüyor, ABD ve İngiltere’nin kendi çıkarları için yaptığını düşünüyordu. Hatta bu yüzden cumhurbaşkanı olduktan sonra Normandiya Çıkarması’nı kutlamayı reddetmiş, AMGOT’U (Allied Military Government of Occupied Territories) Fransa’ya yerleşme planı olarak tanımlamıştı. Yani Fransa’nın bugünkü batılı dostlarıyla ittifak içinde olduğu pek söylenemezdi. Sadece düşmanları ortaktı. Çıkarmadan sonra müttefik kuvvetleri Paris’e ilerlerken Charles de Gaulle, bu kez ABD ve İngiltere’nin planını bozma çabasına girecekti. z. Dünya Savaşı’nın sona ermesi ve Almanların bozguna uğramasında Normandiya Çıkarması’nın önemli bir rolü oldu. Bugün de Omaha Beach’de ya da D-Day kutlamalannda “Fransa’yı ABD kurtardı” propagandası yapılmaya devam ediyor ama yaşamı boyunca kimse General de Gaulle’ü bu görüşe ikna edemedi.
Bugün Normandiya Çıkarması’nın izlerini gerçek anlamda hissetmek için bölgenin hem sahil alanlan hem de içleri birçok fırsat sunuyor. Omaha Beach, Colleville-sur-Mer ve Saint-Laurent-sur-Mer, müttefik kuvvetlerinin karaya çıktığı kıyılar. Her birinde çıkarmanın izlerine, bilgi panelleri, anıtlar ve mezarlıklara rastlanıyor. Denizden kısa bir yürüyüşle tırmanılan Pointe du Hoc’ta savaş sahası ve toprak Üstünde kalmış siperler görülebiliyor. Arromanches-les-Bains’de deniz üzerine yapay olarak kurulmuş Mulberry Limanı’nın kalıntılanı oldukça ilginç bir manzara sunuyor. Aynı zamanda Arromanches 360 Müzesi de bu sevimli sahil kasabasına değer katıyor. Bayeux kasabası, savaş öncesi tarih dokusunu koruduğundan zaten turistik bir çekim noktası. Pegasus Köprüsü savaştaki işlevinden dolayı çıkarma günlerinin simgelerinden biri. Courseulles-sur-Mer’deki Juno Beach Centre, özel olarak Kanada kuvvetlerine adanmış modern bir müze.