Kelendris Antik Liman
Anadolu’nun güney kıyılarında, Mersin’in Aydıncık ilçesindeki Kelenderis Antik Limanı, denizcilik tarihi açısından büyük öneme sahip olan mozaikle dikkat çeken bir arkeolojik alan. İ.S. 5 veya 6’ncı yüzyıla tarihlenen mozaikte, limana yeni girmiş bir gemi detaylı bir şekilde betimlenmiş. Geminin arması ise arkeoloji camiasında bir dizi tartışmaya yol açtı.

Günümüzde ünümüzden iki bin beş yüz yıl önce minik taşların yere dizilmesiyle üretilmiş bir resim, nasıl bir tartışma yaratabilir? Üstelik bu tartışmayı başlatanlar arkeolog değilse? Tartışmanın özü mozaikteki teknenin kare yelken mi yoksa Latin yelken mi taşımakta olduğuydu. Klasik yelken meraklıları arasındaki görüş farklılıkları giderek arkeologları da ilgilendirmeye başladı. Çünkü konu sanat tarihi dışında bir yönden de önemliydi. Latin yelkenin kullanıma girmesinin deniz yollarını değiştirdiği biliniyordu fakat bu değişimin hangi zaman aralığında olduğu tam olarak kestirilemiyordu. Klasik tekne araştırmacısı Cem Gür, mozaikteki tekne tasvirini değerlendirirken, o dönemde perspektif bilgisi olmadığını ve teknenin formunun basit çizim yöntemleriyle gösterilmeye çalışıldığını belirtti. Yelkenin istinga halatları ile toplandığı, ancak istingaların yelken üzerinde yanlış bir konumda betimlendiğini de vurguladı.
Yelken ve resim bilgisinin arkeolojinin hizmetinde kullanıldığı bu vakada, mozaikteki geminin kare yelkenli olduğu sonucuna varıldı. Çünkü sağ üst köşedeki başka bir resimde de kare yelken görülmekteydi. Bunun yanı sıra serenin iskele tarafının aşağıda gösterilmesi, kare yelkenden ilkel Latin yelkene geçişi doğrular nitelikteydi. Bunun yanı sıra serenin iskele tarafının aşağısında gösterilmesi de ilkel Latin yelkene geçişi doğruluyordu. Sonuçta basit bir mozaiğin bile denizcilik tarihine önemli katkılar sağlayabildiği görülmüş oldu.