Hamamlardan yatlara peştemal
Yaşadığımız yüzyıla kadar sadece geleneksel Türk hamamlarında kullanılan bir dokuma kumaş artık en prestijli yatların vazgeçilmez aksesuarı haline geldi. Seçkin markalar koleksiyonlarına dahil ediyor, dünya plajlarına yayılıyor ve havlunun yaygın ve köklü iktidarına son veriyor. Onun adı peştamal.
Hakkında bilinen en eski kaynak Filippo Argenti’nin 1533 tarihli Regola del Parlare Turco (Türkçe Konuşma Kuralları) adlı gramer kitabı. Farsça kökenli bir sözcük. Deneyimli ustaların el dokuması olduğunda benzersiz bir tuşe kazanır ve dokumacının parmak izini taşırmış gibi yaratıcısını belli eder. “Karatezgah” denen ilkel mekanik letle dokunduğundan her parça diğerinden farklı çıkar ve tıpkı halı gibi kendine has özellikler taşır. El dokuması peştamalları değerli kılan da budur.
Günümüzde “2025 yaz koleksiyonuyla rahatlık ve işlevselliği bir araya getiren” veya “Farklı renk seçenekleriyle huzurlu tonlar sunan” gibi cümlelerle pazarlanıyorsa da bu bez parçasının yeniden itibar kazanması yeni bir durum. Yakın zamana kadar halen faaliyet gösteren geleneksel hamamlar dışında rastlanmıyordu, hatta adı neredeyse unutulmuş gibiydi. En genel tanımı, “pamuk ipliğinden dokunmuş banyo havlusu.” Fakat yaklaşık 600 yıllık bir geçmişi olması, onu kültürel bir nesne olma konumuna taşıyor. Yani bugün ABD, Avustralya, İngiltere ve Avrupa plajlarında, havuz kenarında, spor salonlarında, yoga derslerinde ve yatlarda kullanılan peştamal, Anadolu’dan başlayan uzun bir öykünün öznesi.
Günümüzde yeniden kullanıma girmesinin sebeplerinin başında normal havlulara göre daha hafif olması, daha hızlı kuruması ve daha şık olması geliyor. Geleneksel kullanımda bulunduğu bölgenin iklimine göre renk ve şekil alan ve hava koşullarıyla uyumlu kalınlıkta dokunan, peştamal, özellikle Karadeniz kıyılanında başka amaçlarla da kullanılırdı. Günlük giysinin kirlenmemesi, hamileliğin gizlenmesi, toplanan sebze ve meyvelerin kucakta taşınması gibi işlevleri peştamalı vazgeçilmez bir eşya kılmış, bele bağlandığında “dolaylık,” başa bağlandığında “keşan” diye anılmıştı.

Klasik peştamal genellikle dikdörtgen formda, ince dokuma yapısında ve saçaklı kenarlara sahip üretilirdi. Kullandıkça yumuşar ve emicilik özellikleri artardı. Yüzde yüz pamuklu olması vazgeçil mezdi. Yüksek kaliteli Türk pamuğu, Ege pamuğu veya uzun elyaflı Mısır pamuğu gibi pamuk türleri, daha dayanıklı ve yumuşak sonuç verdiğinden tercih edilirdi. Bugün ise tekstil endüstrisinin bütün iplik türleri kullanılıyor ve bir beze peştamal demek için bu özelliklere sahip olması beklenmiyor.
Peştamal seçerken öncelikle kullanım amacı belirlenmeli. Hamamda, teknede ya da salt dekoratif amaçlı kullanımı için farklı özelliklere sahip olanlar tercih edilebilir. Her giyside olduğu gibi kumaş kalitesi yine en önemli faktör. Yüksek kaliteli pamuk veya doğal liflerden üretilen peştamallar daha dayanıklı ve konforlu oluyor. Dokuma sıklığı, dayanıklılığını ve emicilik özelliğini doğrudan etkiliyor. Gramaj değeri kalınlık ve ağırlığını belirttiğinden yatlardaki kullanımı için 150-200 g/m2 arası orta gramajlı olanlar ideal. Önemli bir nokta da saçak kalitesi. Saçaklar estetik görünümü tamamladığından sağlam bağlanmış olmalı. Üretim yeri ve etik üretim koşullan göz önünde bulundurulduğunda, otantik ve kaliteli olmasından dolayı lisanslı geleneksel dokuma merkezlerinde üretilenler tercih edilmeli.
Türk hamamlanında vücut örtüsü olarak kullanılan peştamal, halen bu kültürün de vazgeçilmez parçası. Standart boyutların 90-100 x 170-180 cm olmasının nedeni de bir yetişkinin vücudunu tam sarmasi ve üzerinde uzanmak için yeterli alan sağlaması. Geleneksel Türk peştamali genellikle çizgili desenlere sahip dokunur ve doğal pamuk rengi üzerine mavi, kırmızı, yeşil veya siyah çizgilerle süslenir.

Bu klasik desenler, yüzyıllardır değişmeden günümüze kadar gelmiştir ve otantik bir görünüm sunar. Modem tasarımlarda ise daha geniş bir renk ve desen yelpazesi bulunuyor. Düz dokuma tekniğiyle üretildiğinden yüzeyinde hav bulunması ince olmasını, katlandığında az yer tutmasını, hafif olmasını getirir ki, bu da yatlarda bu kadar popüler olmasını açıklıyor. Ortalama bir plaj havlusu 500-700 gram ağırlığındayken peştamal 150-300 gramdır. Peştamal genellikle birkaç yıkamadan sonra emicilik kazanır ve zamanla daha iyi performans gösterir. Yıpranmaya karşı da dirençlidir. Yine de ömrünü uzatmak ve performansını korumak için doğru temizlik ve bakım yöntemleri uygulanmalıdır. İlk kullanımdan önce yıkama yapılması önerilir. Bu işlem, Üretim sırasında kumaş üzerinde kalan kimyasalları uzaklaştırır ve liflerin açılmasını sağlar. Her kullanımdan sonra tuzlu su ve kumdan arındırmak için ürünlerin silkelenmesi ve mümkünse tatlı suyla durulanması önemlidir. Tuz kristalleri kumaş liflerine zarar verebilir ve zamanla sertleşmeye neden olabilir. Yıkama öncesinde leke kontrolü yapılmalı ve gerekirse ön işlem uygulanmalıdır. Güneş kremi, yağ veya meyve lekeleri için hafif sabunlu su ile leke bölgesine müdahale edilebilir. Makinede yıkama için benzer renkli ürünlerle birlikte, hassas veya orta dereceli yıkama programı tercih edilmelidir. Sıcaklık genellikle 30-40°C arasında olmalıdır. Yüksek sıcaklıklar renk solmasına ve kumaşın zarar görmesine neden olabilir. Deterjan seçiminde yumuşatıcı içermeyen, doğal ve hassas ürünler tercih edilmelidir. Yumuşatıcılar kumaş liflerini kaplayarak emicilik özelliğini azaltır. Kurutma işlemi tercihen açık havada ve düz bir şekilde yapılmalıdır. Doğrudan güneş ışığı renklerin solmasına neden olabileceği için gölgede kurutmak daha uygundur. Kurutma makinesinde kurutma yapılacaksa düşük ısı ayarı seçilmelidir. Ayrıca saçakları düzenli olarak taramak ve düzeltmek, kanşmasını önler ve estetik görünümünü korur. Kullanılmadığı zaman da temiz, kuru ve havadar bir ortamda saklanmalıdır. Çünkü nem küf oluşumuna neden olabilir.
Günümüzde el dokuması peştamal zanaatkarları üretime devam etse de sayıları eskiye göre oldukça azalmış durumda. Her sektörde olduğu gibi seri üretim ve sentetik dokuların kurbanı olarak unutulmaya yüz tuttu. Yeniden ilgi görmesiyle son ustaların yeni çıraklar yetiştirmesi umuluyor.