İnternet sitemizde çerezlerden faydalanılmaktadır. Ayrıntılı bilgi için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.
DRAG
GERİ DÖN SIRENA'S WHISPER

Denize Bakan Şarap Kültürü

Türkiye denildiğinde pek çok kişinin aklına kebap, rakı, kahve gelir. “Türk şarabı” dendiğinde ise genellikle bir şey ifade etmez. Oysa bu ülkenin toprakları dünyanın en eski şarap üretim bölgelerinden biri, tarihçilere göre ise şarabın anavatanı. Günümüzdeki önde gelen bağlar ve şarap üreticileri ise geçmişten farklı olarak kıyı bölgelerinde, denize bakan yamaçlarda yer alıyor.

rkeolojik kazılarda bulunan binlerce yıl öncesine ait bardak ve testiler, İyon dönemine ait amforalar, tanrılara şarap sunan Hitit krallarının tasvirleri, üzüm salkımlarıyla süslenmiş Kilikya sikkeleri, efsaneler ve çeşitli yazıtlar binlerce yıllık bir şarap kültürü mirasına işaret ediyor. Anadolu tarih boyunca bağcılık, üretim ve şarap ticareti açısından önemli bir merkez olmuş. Son yıllarda kaydedilen ciddi ilerleme de dikkat çekici. Modernizasyona yapılan yatırımlar, giderek daha fazla eğitimli Üreticinin yetişmesi ve uluslararası yarışmalarda alınan ödüller, şarap sektöründeki canlanmayı gösteriyor. Şarap turizminde ilk beşe girme hedefiyle kurulan Türkiye Şarapları Platformu (WOT) da sektörün gelişimi için bir adım oldu.

İlk uygarlıklardan kalma üzüm çekirdeğinin bulunması, bağcılığın insanlık kadar eski olduğunu ve Anadolu’da başladığını bize anlatıyor. İ.Ö. 2000 yıllarında Anadolu’ya vardıktan sonra varlığını altı asır sürdüren Hitit uygarlığına dair arkeolojik bulgular bağcılığa verilen önemi ortaya koyuyor. Bati Anadolu’nun bazı bölgelerinde kullanılan paralarda Üzüm salkımlarını ve testileri temsil eden süslemeler yer alıyor. Frig ve Helen uygarlıklarının Avrupa’ya Üzüm ihracatı yaptığı da biliniyor. Minos uygarlığının yanı sıra Fenikelilerin de Girit bağları bu dönemde çok önemli bir rol oynamış.

Moleküler biyoloji uzmanı ve şarap tarihçisi Patrick Mc Govern ile tarım uzmanı Jose Vouillamoz, yeryüzünde ilk üzüm bağlarının on bin yıl önce Güneydoğu Anadolu’da ortaya çıktığını ileri sürüyor. Ermenistan, Gürcistan ve Anadolu’da hasat edilen asmalarda yaptıkları DNA analizlerine göre yabani üzümlerin ilk evcilleştirilmesinin Mezopotamya olarak bilinen Güneydoğu Anadolu bölgesinde yapıldığı anlaşılıyor. Pensilvanya Üniversitesi laboratuvarlarında yapılan analizler de ilk şarap yapımının da yine aynı bölgeye ait olduğunu ortaya koyuyor. DNA analizleri, bu Üzüm çeşitlerinin kökeninin 13 farklı yabani asma çeşidi olduğunu kanıtladı. Bu kültürün devamı olarak Türkiye’deki üretim uzun yıllar denize uzak iç bölgelerde devam etmiş, özellikle Kapadokya bölgesi öne çıkmıştı.

Endüstriyi canlandıran ise modern üretimin kıyı bölgelerine yayılması oldu. Anadolu’nun üç yanı dört denizle çevrili ve artık birçok üzüm cinsi denize bakarak şaraba dönüşüyor. Kuzeydeki Karadeniz bölgesi Gürcistan’a kadar uzanan, çok yağışlı ve nadiren güneşli. Bu iklim koşullarına rağmen Türkiye’nin en iyi beyaz şarapları bu bölgeden çıkıyor. Narince üzüm çeşidinden üretilen şaraplar, canlı, net asiditesi ve aromatik zenginliğiyle uluslararası standartları karşılıyor. İstanbul’un batısındaki Marmara Denizi kıyılarının Avrupa kesimi ülkedeki üzüm üretiminin yaklaşık yüzde yirmisini karşılıyor.

Bizans dönemindeki kilise bağcılığının mirası 1930’lardan başlayarak canlandırıldı ve en büyük bağlar Şarköy, Mürefte, Hoşköy, Uzunköprü, Edirne ve Kırklareli’de oluştu. Çanakkale Boğazı ve Gelibolu yarımadası da önemli bağcılık alanları. Bu bölgede Cabernet Sauvignon, Chardonnay ve Sauvignon Blanc gibi uluslararası üzüm çeşitleri yetiştiriliyor. Marmara Denizi’nde yer alan Avşa Adası da iyi ürün elde etmeye uygun bir mikro iklime sahip. Bölgede çok sayıda küçük üretici bulunuyor.

Trakya Seyahat Girişimcileri Derneği’nin bölgede kurulu küçük üreticilerin desteğiyle başlattığı ilk şarap rotası projesi, tanıtımda yeni yollar açtı. Şarap severler bağları ziyaret ederek bu kültürün derinliğini tanıyabiliyor.

Çanakkale’den Bodrum’a kadar uzanan geniş bir alanı kapsayan Ege kıyıları ise üretimin yüzde kırkını üstleniyor. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı bir iklime sahip. Truva civarında en önemli üzüm çeşidi Karasakız olan Bozcaada bulunuyor. Adanın tamamı bağcılık alanı. İzmir çevresinde Çeşme ve Seferhisar’daki başlıca üzüm çeşitleri Misket, Chardonnay ve Cabernet Sauvignon. İkinci şarap rotası da bu bölgede oluştu. İzmir’in antik bağ ve zeytinlikleriyle ünlü Urla ilçesinde yer alan yarım düzine üretici, şarap tutkunu gezginlere renkli bir yolculuk sunmak üzere bu rota çevresinde bir araya geldi ve üst düzey gastronomi noktaları oluşturdu.

Türkiye’de sadece kıyıları gezen bir şarap meraklısı bildiği üzümlerin denize bakarak yetişmiş olanlarından doğan tat farklarını deneyimleyebileceği gibi, daha önce hiç tatmadığı yeni üzümlerle de tanışabiliyor. Muğla’nın Akdeniz’e bakan yamaçlarında yabani olarak yetişen Kanlıkara üzümünden üretilen Neferiye bunlardan biri. Yüksek rakımlı köylerde ağaçlara sarılarak doğal ortamda yetişen bu yerel üzüm, kabuğundaki doğal mayayla fermente edilerek şaraba dönüştürülüyor.