İnternet sitemizde çerezlerden faydalanılmaktadır. Ayrıntılı bilgi için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz.
DRAG
GERİ DÖN SIRENA'S WHISPER

Cannes’dan bir klasik adayı: The Chronology of Water

Yönetmenliğini Kristen Stewart’ın yaptığı The Chronology of Water, 2025 Cannes Film Festivali’nin en çok konuşulan filmi oldu. Lidia Yuknavitch’in kitabından uyarlanan ve Kristen Stewart’ın ilk yönetmenlik deneyimi olan filmin başrolündeki Imogen Poots’un performansı da büyük övgü topladı.

Cannes’daki ilk gösterimi sonrasında altı buçuk dakika boyunca ayakta alkışlanmak ilk filmini çeken bir yönetmen için pek sık rastlanacak bir durum değil. Ridley Scoot ve Charles Gillibert’in de aralarında olduğu on yapımcının aynı projeye yatırım yapması da nadir görülür. Fransa, ABD, Latvia ve İngiltere ortak yapımına da sinema dünyasında pek rastlandığı söylenemez. Bunca özellik barındıran bir proje zaten yeterince merak uyandırmıştı. Rotten Tomatoes’da yüzde 93’lük beğeni oranına ulaşması da sonucun başarısını gösteren somut bir ölçüm oldu. Film Cannes’ın ardından Miskolc Uluslararası Film Festivali ve Deauville Amerikan Filmleri Festivali’nde de büyük ilgi topladı ve 2026’nın gişe rekortmeni adayları arasına girdi.

1980’lerde bir istismardan kaçan genç bir kadının yüzme aracılığıyla kendini bulma hikayesini anlatan film, ilk olarak 2022 yılında Lidia Yuknavitch’in aynı adlı anı kitabının sinemaya uyarlanacağı haberiyle gündeme gelmişti. İngiliz aktris Imogen Gay Poots’un da kitabın yazarını canlandıracağı duyulmuş, projen merakla beklenmeye başlanmıştı. Bu otobiyografik öykü bir yeniden doğuşu anlatıyor ve Lidia Yuknavitch’in yüzerek yaşama tutunmasını, ardından başarılı bir eğitmen ve anne olmasını, nihayet yazar olarak var olma çabasını konu ediyordu. 2024 yılında Sinan Eczacıbaşı, Metin Alihan Yalçındağ ve Rebecca Feuer’in de yürütücü yapımcı olmasıyla başlayan çekim, Latvia ve Malta’da altı hafta kadar sürdü. Sınırlı dağıtımla 2025 yazında seyirciyle buluşan The Chronology of Water, bu yıl sonu geniş bir dağıtım ağıyla dünya sinemaseverleriyle buluşacak.

Eleştirmenlerin ağız birliği ettiği ilk konu, The Chronology of Water’in agresif bir sanat filmi estetiğine sahip olduğuydu. Öykünün özündeki kadına şiddetin yarattığı travma konusu her ne kadar yaygın bir eleştiri konusu olsa bile yönetmenin bakış açısının kitleleri harekete geçirecek güçte derin ve kişilikli bir anlam yarattığı dile getirildi. wŞiddet ve alkolün parçaladığı bir ortamda büyüyen Lidia, kendini yok etmeye giden bir mutsuzluğa mahkumken yaşamına sahip çıkıp travmalarıyla yüzerek başa çıkan, ardından da edebiyat yoluyla sanata dönüştürebileceğini keşfeden bir karakter. Dolayısıyla bir bakıma herkesi kendi sesini bulma yolculuğuna davet ediyor.

Lidia Yuknavitch ikinci kitabı olan The Small Backs of Children ile güçlü bir anlatı becerisi olduğunu göstermişti. Belki de birçok okur bu film sayesinde ilk kitabını da keşfedecek. Kendi bedenini ve yüzücülerle arasındaki rekabeti keşfederken kendini farklı şekillerde yaralayan ve seven erkeklerle genel kadın bakışı üzerine değerlendirmeleri, bir kitap konusu olarak çekici görünebilir. Oysa dramatik yapı bakımından elverişli görünmeyen bir metnin sinemaya uyarlanması, bambaşka bir iş olarak görülür. Bu yüzden ani kitaplarından iyi film çıkacağına dair genel bir kanı yoktur. Kitaptaki kişisel anlatımının sürükleyiciliği, filmin garantisi olamayacağından The Chronology of Water doğrudan bir auteur filmi olarak görülmeli. Eleştirmenlerin üzerinde anlaştığı diğer konu da sirf bu yüzden Kristen Stewart’ın bu hikâyeyi anlatmak için yeni bir biçim icat ettiği.

Yönetmen metne son derece sadık kalmış ve birinci şahıs anlatımını dahi korumuş. Görüntü yönetmeni Corey C. Waters’in ustalığından da yararlanarak metnin ritmini kurgu hızına, karakterin duygularını ise kadraja yansıtmış. Sonuçta mükemmel bir öznel sinema örneği ortaya çıkmış.

Yönetmenin yaptığı anlatı keşfinin birkaç başka unsuru daha var. Bunların başında oyuncuların sahneleri uzun uzun oynamasına izin vermek geliyor. Lidia’nın hayatı bağlamındaki gerçekçilik ve yaşama tutunma eylemi olan yüzmeyle ilgili özdeşliği de doğrudan karakterin kitapta kullandığı diyaloglarla sağlıyor. Alışılmışın dışında bir senaryo uyarlamasıyla anlatı ritmi bir araya geldiğinde neredeyse mekanların kokusu bile duyulur gibi oluyor. Dahası suya girmek ve yüzmekle ilgili unutulmuş, belki de hiç tadılmamış duygular yeşeriyor.

Bir eleştirmen The Chronology of Water’i en iyi tanımlayan kelimenin akışkanlık olabileceğini söylerken bunu boş bir mecazi anlamda kullanmadığını belirtmiş. Film gerçekten yoluna çıkan engellerle daha da güçlenen bir nehir gibi akıcı ve güçlü. Sinemayı sanat kılan da dinamizm ve hareket değil mi? Biçimle içerik arasında böyle mükemmel uyum sağlayan filmler görmeyeli epey olmuştu. Film bir kadının dayanıklılığının kanıtı olduğu kadar, sinemanın sadece gösterip duyuran bir iş değil, derinden hissettiren ve ikna eden bir sanat olduğunu da hatırlatıyor.

The Chronology of Water Yönetmen
Kristen Stewart

Senaryo uyarlama
Kristen Stewart, Andy Mingo, Lidia Yuknavitch
Oynayanlar
Tom Sturridge Imogen Poots Thora Birch Jim Belushi

Ödüller
Varşova Uluslararası Film Festivali Seyirci Ödülü, CineFest En İyi Film Ödülü